RÖPORTAJ

A’dan Z’ye Kolajenler ve önemi

Cilt bakımı denince artık günümüzde ilk akla gelen kolajenler oluyor. Oysa ki kolajenler cilt güzelliğinden eklem ve kemik sağlığına kadar kanıtlanmış birçok faydası kanıtlanmış durumda. Eczacı Esra Zengin ile bir protein olan kolajeni konuştuk.  

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Bursa Plaza Eczanesi sahip ve mesul müdürüyüm. 1990 Yılında Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesini bitirdim. 1996 Yılında Eczacı Gökhan Zengin İle evlendim ve ikiz kızlarım var. İlk Eczanemi Bursa’nın Teleferik semtinde sağlık ocağı yanında açtım. Buradaki 7 senelik ilaç-reçete odaklı eczacılıktan sonra başta dermokozmetik olmak üzere ilaç dışı kategorilerdeki deneyimlerini geliştirmek amacıyla 2002 yılında eczanemi şehir merkezine taşıdım. Dönem trendlerine çok hızlı ayak uydurarak 2005 yılında L’oreal firmasının Cannes’da düzenlediği uluslararası bir eczacı konvansiyonunda Marketing dalında 1.lik ödülü kazandım. Bu benim için inanılmaz bir tecrübe ve gurur verici oldu. Bu arada edindiğim tecrübe ve mesleki birikimlerimi yazıya dökmek istedim. Eczacılık mesleği ve gelişim alanlarımız üzerine köşe yazıları yazmaya başladım. 2008 “Elite Sağlık” adı altında dergi çıkartmaya başladım. Ardından 2009 yılında halen kurucu üyesi olduğum Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği’ne ait “Pharmetic Dergisi’nin ” ilk sayısının çıkarılmasını organize ettim. Bir süre bu derginin yayın yönetmenliğini yaptım. Bugün ” Pharmetic Sağlık Dergisi” Türkiye’nin 2. en yüksek tirajlı dergisi olup halen Pharmetic üyesi eczanelerden ücretsiz olarak tüketiciye ulaşmaktadır.

2014-2016 arasında Yeditepe Üniversitesin de Klinik Eczacılık yüksek lisans eğitimimi tamamladım. 2017 yılında House of Human’da profesyonel koçluk eğitimlerini tamamladım 2020 yılında mezun olduğum Gazi Üniversitesi’nden “Fark Yaratan Mezunlar” ödülünü aldım.

Günümüzde hem kadınlar hem de erkekler ayırım olmaksızın ciltlerine çok özen gösteriyorlar. Son yıllarda bu anlamda kolajenler öne çıkıyor. Bunun nedeni nedir?

Kolajenlerin cilt güzelliği, sağlıklı yaşlanma, eklem ve kemik sağlığı, sporcu beslenmesi gibi alanlardaki kanıtlanmış faydaları birkaç yıldır inanılmaz popüler olmasına sebep oldu. Kolajen bir proteindir. İnsan vücudundaki en önemli unsurlardan biridir. Ağırlık itibariyle insan vücudunun % 20’si proteindir ve bu protein içeriğinin yaklaşık %30’nu kolajen oluşturur. Kolajen vücutta en çok kemik, tendonlar, cilt, ligamanlar ve eklem kıkırdağında bulunur.

Peki son yılların trend ürünü olan kolajen neden bu kadar önemlidir?

Çünkü kolajen cilde esneklik ve sıkılık verir. Kas iskelet sisteminde etki gösterir. Tüm bağ dokularının uyumu, yenilenmesi ve elastikiyetinde etkilidir. Saç ve tırnakları güçlendiren önemli bir yapısal proteindir. İnsan vücudunda bilinen en az 20 kolajen çeşidi bulunur. Tüm kolajen çeşitleri arasında insan vücudunda en fazla miktarda bulunan Tip 1 kolajendir. İnsan vücudunda %90 oranında bulunan Tip 1 kolajen cilde gerginlik ve elastikiyet verir. Kemikleri destekler, yaraların iyileşmesini sağlar, dokuları bir arada tutar, saç ve tırnakları güçlendirir.

İçeriğinde neler olmalı, sizin tavsiyeniz nedir?

Tip 1 kolajen: hem balık hem de sığır kolajeninde mevcuttur. Tip 1 kolajen kolajen kemik, deri, tendon, fibroz kımırdak ve diş yapısının

Tip 2 kolajen: eklemlerde yer alan elastin kıkırdakta bulunur.

Tip 3 kolajen: Kas, organ ve damar yapılarında bulunur.

Tip 4 kolajen: Cilt katmanlarında bulunur.

Yaş ilerledikçe vücutta kolajen üretimi azalır ve daha kalitesiz kolajen üretilir. Bu durum sonucunda cilt, var olan esnekliğini kaybeder ve kırışıklıklar meydana gelir. Eklemlerle ilgilide problemler görülebilir. Balık kolajeni deniz canlılarından elde edilir. Yoğun olarak tip 1 kolajen taşır. Tip 2 ve Tip 4 kolajenini az miktarda içerir. Balık kolajeni yapısı gereği ısıya daha dayanıksızdır. Kısa bir süre yüksek ısıya maruz kalsa da çabuk bozulabilir. O yüzden balık kolajeni soğuk veya oda ısısında ki içeceklerle karıştırıp içilmelidir. Sığır kolajeni ise yüksek sıcaklığa dayanıklıdır. Balık kolajeni molekül ağırlığı daha düşük olduğundan sığır kolajenine göre vücutta daha fazla emilir. Düşük molekül ağırlığına sahip olmanın bir etkisi de cilt dokularının arasına daha fazla girmesini sağlar. Bu nedenle cildimiz için kolajen takviyesi kullanmak istediğimizde balık kolajenini daha fazla tercih edebiliriz. Eğer cilt sağlığına ek olarak eklem ve kas sağlığı ile ilgili kolajen kullanımında bulunacaksak sığır kolajenini tercih etmek daha doğru olacaktır. Kolajenin tipi yanı sıra iyi miktarda emilebilmesi için

* Doğru molekül ağırlığında olması ve

* Hidrolize olması çok önemlidir

Peki kimler kolajen kullanmalıdır?

  • Yaşlanmaya ve mimik hareketlerine bağlı olarak oluşan kırışıklıklardan rahatsız olanlar
  • Cildinde kuruluk ve elastikiyet kaybı yaşayanlar
  • Saç, cilt ve tırnak sağlığını desteklemek isteyenler
  • Saç ektiren ya da yara yanık sonrası cildindeki iyileştirme sürecini kısaltmak isteyenler
  • Aşırı alkol ve sigara kullananlar
  • Aşırı spor yapanlar
  • Düşük kalorili diyet yapanlar
  • Kemik gücünü ve metabolizmasını desteklemek isteyenler
  • Eklem problemi yaşayanlar

Ürünler nasıl ve ne kadar süre kullanılmalı?

Kolajene kaybı ile ilk yaşlanma belirtileri 30 yaş civarında başladığından doğru kullanma yaşı 30 ve üzeridir. İnsan vücudu 25 yaşından itibaren her yıl ortalama %1 oranında kolajen kaybı yaşarken, menopoz döneminde bu oran % 5lere kadar yükselir.

Kolajenin vücutta sentezini azaltan tek faktör tabi ki yaş almak değildir. UV ışınlar, sigara içmek, aşırı alkol tüketimi, bazı otoimmun hastalıklar, uygun olmayan kozmetik ürünler, şeker bakımından yüksek gıdaların tüketimi, hiperglisemi kolajen kaybını arttıran diğer faktörlerdir.

Kolajen seçimi yaparken ürünün temin edildiği hammadde markası büyük önem taşıyor. Çünkü kullanılan etken maddenin güvenilirliği, nereden veya hangi firmadan temin edildiği çok önemli. O yüzden reklam ürünü olan ve özellikle internette satılan kolajen markalarını sağlığımızı tehdit etmemek ve kolajen kullanımından fayda sağlamak istiyorsak tercih etmemeliyiz.

Kolajenlerin üretim aşamaları da dikkat edilmesi gereken prosedürdür. Sığır kolajeni üretiminde hasta hayvanların kullanılmaması gerekirken balık kolajeni üretiminde ise balıkların temiz sulardan alınması gerekir. Aksi halde temiz sulardan temin edilmeyen balıklar ağır metaller taşıyabilir ve bunu vücudumuza almış oluruz. O yüzden kolajen seçimi ve kolajen üretiminde kolajenin hammadesinin alındığı firma büyük önem taşımaktadır. Kullanacağımız kolajenin kaynağını biliyor olmamız önemlidir. Kolajenin yaş aralığına göre kullanım süresi 3 ay ile 9 ay arasında değişebilir. . 30-40 yaş aralığı yılda 3 ay 40-50 yaş aralığı yılda 6 ay ve 60 yaş üzeri yılda 9 ay kolajen kullanabilir. Kişi ve sağlık durumuna göre bu süreler değişebilir. Belirli sürelerde ara vermek önem teşkil edebilir.

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı