Araç çubuğuna atla
Genel

Boğaziçili bilim insanları Koronavirüs aşısının peşinde

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören ve ekibi, Koronavirüs için aşı çalışmalarına başlıyor. Ekip, kendilerine ait patentli ‘mikrokürecik’ teknolojisini Koronavirüs aşısı için de kullanacak.

Prof. Özören, aşı geliştirilmesinin bir yıl süreceğini belirterek,  “Koronavirüs mutasyon geçirerek daha da ölümcül hale gelebilir. Ancak yaz aylarında bulaşıcı etkisinin azalması bekleniyor’’ dedi.

Boğaziçi Üniversitesi; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TUSEB) ile uzman bilim insanlarının Koronavirüs aşısı için kurduğu konsorsiyumda yer aldı.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın başkanlığında hayata geçen konsorsiyum ile Koronavirüs aşısı için kısa zamanda laboratuvar çalışmalarına geçilecek. Bu konuda en büyük sorumluluklardan birini de Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören ve araştırma ekibi üstlenmeye hazırlanıyor.

Koronavirüs aşısı için daha önce Kuş Gribi ve çeşitli kanser araştırmalarında da kullanılarak olumlu sonuçlar elde edilen, ekibe ait ‘mikrokürecik’ teknolojisinden faydalanılacak.

Prof. Dr. Nesrin Özören, koronavirüs aşısı için başlanılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: ‘’Boğaziçi Üniversitesi’nde her türlü aşıya uygulanabilecek patentli ‘mikrokürecik’ teknolojisine sahibiz. Daha önce TÜBİTAK ile kuş gribi için bu teknolojiyi kullandığımız bir projeyi hayata geçirmiştik. 17 Mart’ta TÜBİTAK, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TUSEB) ve bağışıklık sistemi konusunda uzman isimlerin de yer aldığı bir toplantıda Koronavirüs aşı hamlesi için bir konsorsiyum oluşturuldu. Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Takımı olarak özgün teknolojimizle başka bir yönden aşı geliştirmeyi ümit ediyoruz. Konsorsiyumdaki diğer bilim insanları da başka teknolojileri kullanacak. Koronavirüs için de aynı patentli ve gelişmiş ASC proteininden oluşan ‘mikrokürecik’ teknolojimizi kullanacağız. Bunun üzerine Koronavirüs’ün taç gibi görünen ‘Spike’ adındaki dış yüzey protein parçalarını ekleyeceğiz’’.

İki ay içinde hayvan deneylerine başlamayı hedefliyoruz. Enjekte ya da burun yoluyla verilen bu mikroparçacıklar, sanki virüs varmışçasına bağışıklık sistemini tetikleyecek ve buna karşı bağışıklık yanıtının oluşması sağlanacak. Daha sonra gerçek virüs geldiğinde de vücudumuz onu tanıyabilecek. Koronavirüs aşısının ortaya çıkmasının bir yıl alacağını düşünüyoruz. Boğaziçi Üniversitesi’ne virüsün canlısı değil, onun kodlama molekülü gelecek ve bulaşma riski yok’’.

Yaz aylarında risk tamamen yok olmayacak

Prof. Dr. Nesrin Özören yaz aylarında virüsün tamamen yok olmayacağını ancak vaka sayısının azalabileceğini şu ifadelerle vurguladı:

‘’Yaz aylarında gribe yakalanma ihtimali düşer. Önemli olan virüslerin yoğunluğu ve partikül sayısı. Yani çok insan hastaysa, bulaşma ihtimali artar. Ayrıca yaz aylarında bağışıklık yanıtımız daha iyi çalışıyor. Diğer yandan güneşten gelen UV ışınları da virüsleri olumsuz etkiliyor. İnsanlarımız siyah-beyaz gibi düşünüyor. Yazın virüs tamamen yok olmayacak ama vaka oranları düşecek’’.

Mutasyon geçirerek daha ölümcül hale gelebilir

Koronavirüsün mutasyon geçirerek daha ölümcül hale gelebileceğine de dikkat çeken Özören şöyle devam etti: ‘’ Akciğerimizin üzerine yapıştığında bağışıklık sistemimizi ona cevap veriyor. Virüse yakalananların yüzde 97’si şu an kurtuluyor. Ama virüs bağışıklık sistemini de yıkabilecek bir yapıya kavuşursa, o zaman çok zararlı olabilir. Bundan korkuluyor. Buna neden olabilecek potansiyel mutasyonlar yüzlerce örnekle, istatistikçilerle modellenebiliyor. Virüsler son yıllarda iklim değişikliği buzulları eritiyor. Orada donarak kalan bir mikroorganizma denizlere karışabiliyor. O da canlıları ve nihayet bizi de etkileyebilir. Çevremiz değiştikçe değişik virüsler ortaya çıkacaktır. Ayrıca seyahatler de bunu taşıyor. Eskiden sadece köyde kalan bir hastalık şimdi dünyaya hızlıca yayılabiliyor’’.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı