Ana sayfa SAĞLIK Yeni yıla zamanın yarattığı boşlukları doldurarak girin

Yeni yıla zamanın yarattığı boşlukları doldurarak girin

28
0
PAYLAŞ

Zinde, genç ve bakımlı bir yüz, kadın erkek herkesin son dönemlerde isteği… Doğal yollardan yapılan bakımlar yetersiz oluyorsa ve aynaya baktığınızda yüzünüzde gördüğünüz izler sizi mutsuz ediyorsa, küçük dokunuşlarla daha genç ve dinamik görünmek elinizde…

30’lu yaşlardan sonra cildin kendini yenileme süreci yavaşlamaya başlar.  Cilt eskisine oranla daha kurudur.  Göz çevresinde ilk ince çizgiler belirmeye başlar. Cilt artık eskisi kadar sıkı ve pürüzsüz değildir. Yaşlanma süreci, cildi gergin ve eklemleri hareketli tutmak için gerekli olan hyaluronik asit miktarının zamanla azalması ile başlayan bir süreçtir. Bu durumun düzeltilebilmesi için cilde dışarıdan yeterli miktarda hyaluronik asit verilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Leyla Arvas “Hyaluronik asit, insan vücudunda ve daha birçok canlıda doğal olarak bulunan bir polisakkarittir. Bu nedenle diğer sentetik dolgu maddelerine göre güvenlik profili çok yüksektir. Cilt içinde, kaslarda ve kemiklerde, özellikle eklemlerde bulunur. Hyaluronik asit eklemlerin kayganlığını sağlar ve kendi hacminden bin kat fazla su tutabilir. Bu nedenle enjekte edildiği yerde uzun süre şeklini muhafaza eder. Işık dolgusu içeriği patentli “Resilient” hyaluronik asit ile cilde ışığı yansıtma kapasitesini geri vermek için üretilmiş mezoterapi ve dolgu tekniklerini birleştiren patentli yepyeni bir konseptdir. Ciltte yaşanan kuruluk ve kırışıklıklar için uygulanan Işık Dolgusu özel içeriği sayesinde cilt nemlendirilmesi, antioksidan koruma, hücre yenilenmesi ve yeniden yapılandırılmasını hedefleyen bir mezoterapi yöntemidir. Yüz, boyun, el üzeri ve dekolte bölgesinin gençleştirilmesi, onarımı ve yenilenmesi  ile ilgili olarak yardımcı olmaktadır. Işık dolgusunu diğer dolgu maddelerinden farklı kılan en önemli nokta içeriğidir. Bu içerik hyaluronik asit ve yeniden yapılandırma kompleksinden (8 amino asit, 3 antioksidan, 2 mineral ve 1 vitamin) oluşmaktadır. Amino asitler, vitamin ve mineraller hücre korunması için yeniden yapılanma ve hücre yenilenmesini sağlar.  Sonuç olarak ışık dolgusu cildin nem ve elastikiyetini artırır, cilt canlanarak parlaklaşır ve şeklini geri kazanır” diyor.

Genetik faktörler başta olmak üzere yaşın ilerlemesi, metabolik sistem, uykusuzluk, bilgisayar kullanımı, yatış pozisyonu ve yanlış beslenme, göz çevremize göz altı morlukları, halkalar ve çukurluklar olarak yansır diyen Dr. Leyla Arvas  “Göz altı morlukları ve göz altı halkaları, genetik ve yapısal olarak göz kapağı derisinde pigmentasyon artışına bağlı olarak meydana gelebilir ya da uykusuzluk, düzensiz yaşam biçimi,  alkol, sigara kullanımı gibi nedenlerle göz çevresindeki venöz dolaşımın yavaşlamasına bağlı oluşabilir. Atopik ve diğer bazı egzamalar da göz altlarında koyu halkalara neden olabilmekte. Demir eksikliği anemisi, bazı karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları da gözaltı morlukları oluşumuna sebep olur. Gözaltında oluşan problemleri gidermek veya azaltmak için sadece bu bölgeye özgü olarak geliştirilmiş, içeriği itibari ile normal dolgulardan birçok konuda farklılık gösteren ve dünyada tek olan Göz Altı Işık Dolgusu uygulaması yapılıyor. Çapraz bağlı ve yarı çapraz bağlı patentli “Resilient” hyaluronik asit içeriğinin yanı sıra, 8 amino asit, 3 antioksidan, çinko, bakır ve B6 vitamini ile ciltte yeniden yapılandırmayı sağlayan ve uygulanan bölgeye anestezi sağlayarak hasta konforu ile birlikte uygulamayı da kolaylaştıran eşsiz bir dolgu. Özellikle gözaltı çukuru ve halkalanması olan kişilere uygulanabilir. Bunun dışında gözaltı dokusunun yeniden yapılanmasını sağlayarak göz çevresinin gençleşmesine, gözaltı şişlik, halkalanmalar ve morlukların azalmasına yardımcı olur.”

Kişisel cazibemizi yaratan ve bizi benzersiz kılan mimiklerimizin, sevindiğimizde, şaşırdığımızda, üzüldüğümüzde, kızdığımızda, güldüğümüzde, duygularımızı yansıtan ve karakterimizi dışa vuran ince farklar olduğunun altını çizen Dr. Leyla Arvas “Zaman geçtikçe sürekli tekrar eden bu mimik hareketleri karşımıza derin çizgiler olarak çıkar. Yüz kasları her kasıldığında cilt gerginleşir, ancak yetersiz bir biçimde tepki gösterir. Yüzün daha hareketli alanları, bu doğal yaşlanmadan ilk etkilenen alanlardır. Cilt zamanla sarkmaya ve “ifadeli” kırışıklıklar görülmeye başlar. Bu kırışıklıkları gidermek zorlaşır. Cildin gerginliğini ve çekiciliğini kaybetmesiyle birlikte bu özellikler daha belirginleşmeye başlar. Özellikle mimiklerle oluşan problemleri gidermek veya azaltmak için sadece bu bölgeye özgü olarak geliştirilmiş Dinamik Dolgu, cildi hareket halindeyken de destekleyen ve aynı zamanda yüzünüzün canlılığını ve yumuşaklığını korumaya yardımcı olmak üzere tasarlanmış bir üründür. Cildin ağız çevresi, yanaklar, nazolabiyal kıvrımlar, alın, boyun çizgileri, dudak, kazayağı gibi en hareketli bölgeleri için çok uygundur. Patentli ve çapraz bağlı “Resilient” Hyaluronik Asit içeriğinin yanı sıra uygulama sırasında içeriğindeki anestezik madde sayesinde hasta konforu da sağlamaktadır” dedi.

Siz de yeni yıla çok daha genç, bakımlı ve ışıltılı girmek istiyorsanız Dr. Leyla Arvas’ın önerilerini dikkate alarak 15 dakikada farklı bir görünüme sahip olabilir, 2018’yi pırıl pırıl karşılayabilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here